Bölüm 41 / 50
Yeni Bir Kabus
Roman’ın dudakları dudaklarıma kapanırken, dünyadaki tüm imparatorlukların çöküşü umurumda değildi.
Karanlık, buz gibi o yer altı sığınağında bedenlerimiz birbirine çarparken ateşten bir kıvılcım çaktı. Bu, lüks bir penthousta ya da yumuşak ipek çarşafların arasında yaşanan bir romantizm değildi. Bu, hayatta kalmanın, ölümü yenmenin ve tüm düşmanları arkada bırakmanın verdiği o ilkel, saf bir tutkuydu.
Beni soğuk, nemli beton duvara yasladığında deri ceketim çoktan omuzları
