Bölüm 42 / 50
Kusursuz Canavar
Eleanor telefonu kapattığında, odaya ölümcül bir sessizlik çöktü.
Yattığım o deri ceketlerin üzerinden yavaşça doğruldum. Çarşafı göğsüme sıkıca bastırırken, gözlerim loş karanlıkta Roman’ın yüzünü arıyordu. Telefon hala elindeydi. Ekranın solgun ışığı, yüzündeki o sert, granit gibi kasılmış hatları aydınlatıyordu. Bana bakmıyordu. İlk defa... o korkusuz, o yıkıcı adam benim gözlerimin içine bakmaktan kaçıyordu.
"Doğru mu?" diye fısıldadım. Sesim o kadar cılızdı ki kendi ku
